Çalakalem

Çalakalem
"Şampiyon" a selam olsun

30 Nisan 2013 Salı

Denizlispor : 2 - Fenerbahçe : 2 (A2 Ligi 1.Klasman Grubu 16.hafta maçı)


Fenerbahçe A2 Futbol Takımı, A2 Ligi 1.Klasman Grubu 16.hafta maçında, deplasmanda Denizlispor ile 2-2 berabere kalırken, gollerini Berat (Dk.27) ile Bertuğ (Dk.85) attı.

Fenerbahçe : 79 - Nallıhan Belediye : 43 (Yıldız Kızlar Basketbol Türkiye Şampiyonası A Grubu 1.maçı)





Fenerbahçe Yıldız Kız  Basketbol Takımı, Hatay’da düzenlenen Yıldız Kızlar Türkiye Basketbol Şampiyonası A Grubu 1.maçında, Melis 6, Aycan 1,i Ezgi 2, Şelale 15, Lara 7, Esra 2, Ece Deniz Onat 18, Müge 4, Deniz Dalkıran 10, Ece Erbek 8, Dicle 6’den oluşan kadrosuyla, Nallıhan Belediye’yi 79-43 mağlup etti.










29 Nisan 2013 Pazartesi

Fenerbahçe Ülker : 86 - Anadolu Efes : 90 (Beko Basketbol Ligi 29.hafta maçı)


Fenerbahçe Ülker Basketbol Takımı, Beko Basketbol Ligi 29.hafta maçında, Fenerbahçe Uluslararası Spor Kompleksi Ülker Sports Arena’da, Anadolu Efes’e   90-86 mağlup oldu.

Galatasaray MP : 70 - Fenerbahçe : 71 (Türkiye Kadınlar Basketbol Ligi Play Off Final serisi 3.maçı)


Fenerbahçe Bayan Basketbol Takımı, Türkiye Kadınlar Basketbol Ligi Play Off Final serisi 3.maçında, Abdi İpekçi Spor Salonu’nda Galatasaray MP’ı 71-70 mağlup ederek seride 2-1 öne geçti.

Fenerbahçe : 2 - Kayserispor : 1 (Spor Toto Süper Lig 31.hafta maçı) BİZ BİTTİ DEMEDEN, LİG BİTMEYECEK !!




Hafta içi UEFA Avrupa Ligi Yarı Final ilk maçında Benfica'yı sahadan silen, farkı kaçıran ve galibiyete uzanan Fenerbahçe, 3 gün sonra ise Türkiye Ligi'nde sahaya çıkarken, Aykut Kocaman Benfica rövanşını düşünerek takımda ciddi bir rotasyona gitmişti.

Kalede Volkan Demirel, defansta Gökhan Gönül, Reto Ziegler, Joseph Yobo, Egemen Korkmaz, orta alanda sakatlığı nedeniyle Meireles, Caner Erkin, forvette ise Dirk Kuyt ve Moussa Sow gibi as oyuncularından bazılarını yedeğe, bazılarını ise maç kadrosuna bile dahil etmemişti.

Geçtiğimiz hafta içi Aykut Kocaman'ın, Benfica maçı öncesi basın toplantısında söylediği, "Türkiye liglerinde Fenerbahçe 18 defa şampiyon oldu, bundan sonraki süreçte de bir o kadar şampiyon olacaktır, ama Avrupa Ligi'nde final oynamak her zaman nasip olmuyor" açıklamasının tam da mealiydi aslında Kayserispor maçına çıkardığı kadro.

Ancak burada önemli olan nokta şu:

Fenerbahçe kadrosunda forma giyen oyuncuların, yedek te olsa sahaya çıktığı zaman maça etki edecek oyunu ortaya koymak zorunda olduklarıdır.

Bu akşam sahaya ilk 11 de başlayan ve sezon başı büyük umutlarla transfer edilen Milos Krasiç, sahada varlığıyla yokluğu belli olmayan oyuncuların başındaydı.

Yine sağbek mevkiindeki Orhan Şam, ilk yarı boyunca yaptığı pas hataları ve top kayıplarıyla, Fenerbahçe'nin alışık oyununu sahaya yansıtmasına engel olan oyuncuların başındaydı.

Buna karşılık, Benfica maçında kaçırdığı penaltı nedeniyle zor anlar yaşayan, Kayserispor maçıyla birlikte ise bir sezonda en fazla forma giyen futbolcu ünvanını elde eden, sahaya kaptan olarak çıkan Cristian Baroni ise, son dönemlerin en göze batan oyununu ortaya koyuyordu.

Orta alanda Fenerbahçe'nin en efektif oyuncusuydu maç boyunca.

Bütün açıklara koştu, pres yaptı, pas aldı, sorumluluk üstlendi, kolundaki pazubandın hakkını sonuna kadar verdi.

Bizlerin, belki de bu sayfalarda en fazla eleştirdiğimiz oyuncuların başında gelen Baroni, böyle oynadığı müddetçe Fenerbahçe'ye de katkısı fazla olan oyuncuların başında yeralacaktır hiç kuşkusuz ki.

Bu kadar eksiğin çok olduğu akşamda Baroni, sorumluluk duygusu en üst düzeyde oynadı maç boyunca.

Maçın hemen başında defanstan çıkarken Bekir İrtegün'ün yaptığı pas hatasıyla, artık bu sezon klasikleşen ve içerideki maçların hemen başlarında gol yiyen Fenerbahçe, geleneği bozmadı ve maça yine mağlup başladı.

Kayserispor gibi ayağa oynayan ve hızlı çıkışlar yapabilen bir takıma karşı maçın başında mağlup duruma düşmek her ne kadar zor olsa da, maçın ilerleyen dakikalarında Fenerbahçe, bu dezavantıjı ortadan kaldırdı ve rakip kaleye yakın oynamaya başladı oyunu.

Ancak bu anlarda da Orhan Şam ve Krasiç'in kanadından neredeyse hiç atak geliştiremedi.

Karşı kanatta ise, uzun zamandır oynamayan Stoch, son derece arzulu ve istekliydi.

Yine bildik süratini kullanıyor, tersten içeriye ani dönüşler yaparak kaleye şutlar atıyordu.

Kullandığı frikik ve yayın üzerinden çektiği sert şutlarda, rakip kaleci Ertuğrul başarılıyken, Stoch'un isteği ikinci yarıda da devam etti ve oyundan çıkana kadar görevini yapan isimlerden oldu.

İkinci yarıya Kuyt ve Sow'u alarak, ideal tertibine dönen Fenerbahçe, bu iki değişikliğin etkisini de çok kısa zaman içerisinde hissetti.

Özellikle Kuyt, doğru noktalarda topla buluşması ve doğru oyunculara paslar atmasıyla birlikte bir anda skor olarak beraberliği yakalarken oyun anlamında da rakibi ciddi anlamda zor durumlara bıraktı.

Fenerbahçe'nin maç içerisinde bir çok gollük atağını anlamsız düdükleriyle kesen kişi ise, hakem Kuddusi Müftüoğlu idi.

Uzun zamandır Fenerbahçe maçlarında görünmeyen ve böylesine kritik bir haftada "göreve talip olan" Kuddusi, aslında kendisinden beklentileri de boşa çıkarmadı.

Her zaman söylediğimiz ve iddia ettiğimiz bir noktayı bir kez daha dile getirelim.

UEFA Avrupa Ligi'nde finale yürüyen Fenerbahçe'nin, Avrupa'daki maçlarını "Futbolun gururu Türk hakemleri" yönetmiş olsaydı, inanın Fenerbahçe 3.turu bile zor görmüştü.

Avrupa maçlarındaki korakor mücadelelere alışkın olan ve bu mücadeleleri Türk sahalarına da yansıtan Fenerbahçeli futbolcular, karşılarında maalesef ki sürekli yere yatan rakipleri ve onlara bu imkanı tanıyan hakemleri buluyorlar..

Tehlikeli sayılacak her Fenerbahçe atağında ya Kayserisporlular kendilerini yere bırakarak zamana oynadılar, ya da hakem Kuddusi Müftüoğlu'nun, anlamsız ve bir o kadar da "art niyetli" düdüklerine takıldılar.

Son dakikada çaldığı penaltıya bakmayın, istese o penaltıyı da çalmazdı ancak belki o bile kendi kararlarına isyan noktasına geldi ve yanlışlarını telafi etme noktasına gitti.

Benfica maçında kaçırdığı penaltıyla büyük moral bozukluğu yaşayan "kaptan Baroni" ise, son dakikada attığı penaltı golüyle büyük moral yakaladı.

Umarız bu moral, Benfica rövanşına da yansır ve Baroni, bu akşam oynadığı futbolun aynısını o akşam da oynar.

Artık Türkiye liginin bitimine sadece "90 dakika var."

Önümüzdeki hafta herşey ya tamam olacak, ya da devam edecek.

Ancak bir gerçek var ki, Aykut Kocaman'ın bu akşam sahaya sürdüğü kadro yapısına bakılacak olursa, Türkiye ligi Fenerbahçe için artık ikinci planda.

Ve bunu kendisi de itiraf ediyor.

"Gidebileceğimiz yere kadar götüreceğiz."

Beklentilerimiz, Türkiye ligindeki yaşanan şanssızlığın UEFA liginde şans faktörüyle birlikte Amsterdam'da kupa zaferine dönüşmesi.

Darısı, sonraki maçlara.

Stat: Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu


Hakemler: Kuddusi Müftüoğlu, Serkan Gençerler, İsmail Şencan

Fenerbahçe: Mert Günok, Orhan Şam (Dk. 46 Sow), Bekir İrtegün, Serdar Kesimal, Hasan Ali Kaldırım, Mehmet Topal, Cristian, Krasic (Dk. 46 Kuyt), Mehmet Topuz, Stoch (Dk. 71 Caner Erkin), Webo

Kayserispor: Ertuğrul, Salih Dursun, Khizanishvili, Simic, Eren Güngör, Ceyhun Gülselam, Riveros, Sefa Yılmaz (Dk. 85 Bilal Yener Arıca), Cleyton (Dk. 85 Okay Yokuşlu), Mouche, Bobo

Goller: Dk. 6 Cleyton (Kayserispor), Dk. 57 Kuyt, Dk. 89 Cristian Baroni (Penaltıdan) (Fenerbahçe)

Sarı Kartlar: Dk. 35 Ceyhun Gülselam, Dk. 70 Salih Dursun, Dk. 80 Sefa Yılmaz, Dk. 90+4 Eren Güngör (Kayserispor), Dk. 75 Caner Erkin (Fenerbahçe)

Fenerbahçe : 3 - Maltepe Yalıspor : 0 (Küçük Kızlar Voleybol Ligi Klasman Grubu son hafta maçı)



Fenerbahçe Küçük Kız Voleybol Takımı, Küçük Kızlar Voleybol Ligi Klasman Grubu son hafta maçında, Dila, Doğa, Beste, Özge, Selin, Hatice’den oluşan kadrosuyla, Bağlarbaşı Spor Salonu’nda Maltepe Yalıspor’u 3-0 mağlup ederek, klasman grubunu lider olarak tamamladı.





Fenerbahçe : 1 - Gençlerbirliği : 0 (Coca Cola U18 Elit Akademi Ligi 37.hafta maçı)



Fenerbahçe U18 Futbol Takımı, Coca Cola U18 Elit Akademi Ligi 37.hafta maçında, Dereağzı Lefter Küçükandonyadis Tesisleri’nde Gençlerbirliği’ni 1-0 mağlup ederken, golünü Tarık (Dk.27) attı.

Fenerbahçe : 3 - Gençlerbirliği : 0 (Coca Cola U17 Elit Akademi Ligi 37.hafta maçı)


Fenerbahçe U17 Futbol Takımı, Coca Cola U17 Elit Akademi Ligi 37.hafta maçında, Dereağzı Lefter Küçükandonyadis Tesisleri’nde Gençlerbirliği’ni 3-0 mağlup ederken, gollerini Caner (Dk.59) Melih (Dk.65) il Boğtan (Dk.70) attı.

Gençlerbirliği : 2 - Fenerbahçe : 4 (Coca Cola U16 Elit Akademi Ligi 37.hafta maçı)




Fenerbahçe U16 Futbol Takımı, Coca Cola U16 Elit Akademi Ligi 37.hafta maçında, deplasmanda Gençlerbirliği’ni 4-2 mağlup ederken, gollerini Harun (Dk.5 pen.) Cengizhan (Dk.6) Semih (Dk.55) ile Uygar (Dk.90) attı.





27 Nisan 2013 Cumartesi

Fenerbahçe : 3 - Maltepe Yalı Spor : 1 (Küçük Kızlar Voleybol Ligi Yarı Final Klasman Grubu maçı)



Fenerbahçe Küçük Kız Voleybol Takımı, Küçük Kızlar Voleybol Ligi Yarı Final Klasman Grubu maçında, Yakacık İTO Spor Salonu’nda Dila, Pelin, Beste, Hatice, Tuana ve Özge’den oluşan kadrosuyla Maltepe Yalı Spor’u 3-1 mağlup etti.

Gençlerbirliği : 2 - Fenerbahçe : 1 (Coca Cola U15 Elit Akademi Ligi 37.hafta maçı)


Fenerbahçe U15 Futbol Takımı, Coca Cola U15 Elit Akademi Ligi 37.hafta maçında, Ankara Gölbaşı Tesisleri’nde Gençlerbirliği’ne 2-1 mağlup olurken, golünü Hasan attı.

Gençlerbirliği : 1 - Fenerbahçe : 0 (Coca Cola U14 Elit Akademi Ligi 37.hafta maçı)


Fenerbahçe U14 Futbol Takımı, Coca Cola U14 Elit Akademi Ligi 37.hafta maçında, Ankara Gölbaşı Tesisleri’nde Gençlerbirliği’ne 1-0 mağlup oldu.

26 Nisan 2013 Cuma

Fenerbahçe : 55 - Galatasaray MP : 52 (Türkiye Kadınlar Basketbol Ligi Play Off Final serisi 2.maçı)



Fenerbahçe Bayan Basketbol Takımı, Türkiye Kadınlar Basketbol Ligi Play Off Final serisi 2.maçında, Fenerbahçe Uluslararası Spor Kompleksi Ülker Sports Arena’da, Galatasaray MP’ı 55-52 mağlup ederek, seride durumu 1-1 e getirdi.





Fenerbahçe : 0 - Sakaryaspor : 2 (A2 Ligi Klasman Grubu 15.hafta maçı)


Fenerbahçe A2 Futbol Takımı, A2 Ligi Klasman Grubu 15.hafta maçında, Dereağzı Lefter Küçükandonyadis Tesisleri’nde Sakaryaspor’a 2-0 mağlup oldu.

Fenerbahçe : 1 - Benfica : 0 (UEFA Avrupa Ligi Yarı Final ilk maçı) KUPA, SAMANDRA KADAR YAKIN !! MEŞALELERİ YAKIN !! TIRIŞKADAN DEĞİL, GERÇEKTEN ZAFER !!



Rakip Benfica'ymış..

38 maçtır kendi liginde, Şampiyonlar Ligi'nde ve UEFA Avrupa Ligi'nde mağlubiyet nedir bilmiyorlarmış.

Hatta öyle ki, maç başına gol ortalaması 2.7 imiş.

5 saniyede tek pasla gol atıyorlarmış, falan filan..

Ama karşısındaki takım da Fenerbahçe.

Tarihinde böyle maçlar sayısız şekilde hem de.

Şöyle bir hafızalarımızı tazelersek;

1967-68 sezonunda devrin yenilmez armadası Manchester City'i Abdullah Çevrim ve Ogün Altıparmak'ın golleriyle 2-1 mağlup eden Fenerbahçe.

1985-86 sezonunda Avrupa'nın en iyi takımlarından olan, bir önceki sezon Avrupa Şampiyonu olan Fransa'nın Bordeux takımını deplasmanda Selçuk Yula, Müjdat Yetkiner ve Hüseyin Çakıroğlu'nun golleriyle 3-2 mağlup eden de Fenerbahçe.

1996-97 sezonunda ise Avrupa kupalarında sahasında tam 40 yıl, dile kolay bir insanın ömrü kadar geçen zaman diliminde mağlup olmayan Manchester Unıted'ı deplasmanda Boliç'in golüyle 1-0 mağlup eden de Fenerbahçe.

Daha sayalım mı?

İnter'i, Sevilla'yı, Chealse'yi.

Gelelim bu sezona..

Sahasında tam 11 maç Avrupa kupalarında mağlup olmayan Plzen'i deplasmanda 1-0 mağlup ederken o takıma "köy takımı" diye burun kıvıranlar, bir sonraki turda gelen İtalyan Lazio takımına ise "şanssız" dediler.

Ama hepsi şimdi kendi tesislerinde.

Fenerbahçe ise sahada.

Aslanlar gibi hem de.

Rakibin mağrur, kibirli, kendini beğenmiş hocası Jesus, ne diyordu maç  öncesi?

"Her iki maçın da favorisi biziz, İstanbul'da da kazanacağız, bizi yenemezler"

Ama Jesus efendiye sormak lazım acaba?

Hayatında kaç defa Fenerbahçe karşısına çıktın? Saraçoğlu'nda hangi takımın başında geldin?

Her neyse, maça gelelim.

Klişe olan bir laf var son dönemde futbol içerisinde;

"Tarihinin en önemli maçı" diye.

Ama bu söz, gerçekten de doğruydu Fenerbahçe-Benfica maçı öncesinde.

Gerçekten de tarihinin en önemli maçına çıkıyordu Fenerbahçe.

Bu maç, geçmişte oynanan ne Manchester City maçına benziyordu, ne de Bordeaux.

Ne Unıted maçına benziyordu, ne de İnter, Sevilla veya Anderlecht.

Bu maçla birlikte Avrupa'da bir eşik atlanacak, finale uzanılacak, belki de kupaya sahip olacaktı bu maçın galibi.

İşte böylesine duyguların çok fazla özümsendiği bir futbolcu grubu, bu sezon bu yola baş koydular adeta.

Aynı şekilde taraftarı da.

Hani var ya slogan;

"Pierre Webo, Moussa Sow'uyla, Orta saha Salih Uçan'la, Ceza alan taraftarla, Yürüyoruz Amsterdam'a"

Aynen öyle.

Yürüyorlar Amsterdam'a.

Hem de ne yürüyüş bu.

2 sezon önce "Türkiye içinden destekçilerinden aldığı güçle" UEFA'nın ayak oyunlarıyla Şampiyonlar Ligi'nden men edilen, futbolcuları dağıtılan, kaçırtılan, "para sayma makinasıyla vallahi de billahi de para sayarken gördük" diye Türkiye'ye çarşaf çarşaf yayın yapan gazetelerinden aldıkları güçle bu takımı mağdur edenler, şimdi hazırlansınlar.

Bu takıma onurunu, gururunu iade etmek zorundalar.

Sözümona o "para sayan oyuncu" bugün Yüce Türk Adaleti ve mahkemelerinde beraat etti.

Nerede peki bu hayasızca iftirayı atanlar?

Hangi delikteler?

Yarı finalde maça Fenerbahçe hızlı başladı.

Sağdan Gökhan Gönül'ün amansız mücadelesiyle, Portekizlileri şaşkına çeviren bindirmeleriyle rakip sahaya oyunu yıkan Fenerbahçe, daha maçın ilk yarısında belki de turu da garanti altına alacak pozisyonları buldu.

İleride Webo'nun müthiş mücadelesi, Sow'un fırsatçılığı, Dirk Kuyt'un inatçılığı, orta alanda Mehmet Topal'ın bütün açıkları kapatan oyunu, Meireles'in belki de Fenerbahçe kariyerindeki en iyi maçlarından birisini çıkarması neticesinde Fenerbahçe, tartışmasız şekilde oyunun hakimiydi.

Türkiye liglerinde bile bir maçta yakalayamadığı kadar pozisyon yakaladı rakip kalede.

Direkten dönen toplar dahil, tam 5 net gol pozisyonu var rakip kalede.

Moussa Sow, Cristian Baroni ve Dirk Kuyt'un direkten dönen toplarına rağmen umutlarını kaybetmediler.

Defansta, "gol makinası denilen" Cordoza'ya top göstermeyen Egemen Korkmaz, attığı golle ise belki de direkleri de mağlup etti.

Bütün olumsuzluklara rağmen Fenerbahçe, kupaya gidiyor.

İçte ve dıştaki "gerçekten düşmanlara rağmen" hem de.

Kupayı alır veya alamaz.

Önemli olan o değil,

Önemli olan, bu takımın onuruyla oynayanlar, şimdi neredeler?

Bu ülkede, Baroni'nin kaçırdığı penaltı sonrası sevinç çığlıkları atan "soysuzlar" var.

Bu ülkede, Sow ve Kuyt'un direkten dönen topları sonrası "İçinize Hamit mi kaçtı?" diye dalga geçen "kansızlar" var.

Bu ülkede, rakibin direkten dönen topu sonrası ise isterik çığlıkları atarak küfürler savuran "arsızlar" var.

Bu ülkede televizyon ekranlarından "Benfica, Fenerbahçe'yi tır gibi ezer" diyen haset insanlar var, dahası art niyetliler var.


Böylesine bir ülkenin tarihinde ikinci defa yarı final oynanırken, geçmişte olduğu gibi maçlar ertelenmiyor, final yolunda destekler verilmiyor, sessiz ama derinden giden bir takım var yine bu ülkede.

Bu ülkenin medyası, son kaybedilen Gençlerbirliği maçı sonrası "Şampiyonluk, Amsterdam kadar uzak" diye manşet atacak kadar Fenerbahçe'ye ve davasına uzak.

İşte böylesine bir ülkede Fenerbahçe, yine de kendisinden beklenenin çok çok üstünde bir performansla, lig ve Avrupa Kupalarında tam 38 maçtır mağlubiyeti olmayan bir takımı Kadıköy'e resmen gömdü.

Belki skor olarak çok abartılı bir skor değil 1-0.

Ama rakibin kaleye attığı ilk şutun dakikası 52.

52.dakikaya kadar eğer rakip kaleye şut atamıyorsa, bunun adına zafer derler, bunun adına diriliş derler, bunun adına şahlanış derler.

Şimdi Fenerbahçe'nin önünde sadece 180 dakika var kupaya uzanmak için.

İkinci maçta Mehmet Topal,  Meireles ve Webo gibi çok çok önemli üç oyuncusundan mahrum olacak Fenerbahçe.

Ama yerlerine oynayacak oyuncular da, en az onlar kadar davasına sahip oyuncular.

Bu maçta, şu oyuncu iyi oynadı, bu oyuncu kötü günündeydi gibi anlamsız söylemlerin içerisine girmek, en az bu söylem kadar anlamsız.

O yüzden, bütün takım müthiş bir birliktelik içerisinde oynadılar.

Ama ön plana çıkan oyuncular, yukarıda söylediğimiz gibi Gökhan Gönül, Egemen Korkmaz, Joseph Yobo, Mehmet Topal ve Pierre Webo idi.

Artık bu maç geride kaldı.

Şimdi sırada rövanş var.

Bu rövanş sadece Benfica ile değil, UEFA ile rövanş, içerideki ve dışarıdaki "kösteklerle" rövanş. Hepsinden de ötesi geçmişle rövanş.

İnanıyoruz ki Fenerbahçe, bu zorlu yürüyüşte alnının akıyla çıkacak ve büyüklüğünü bir kez daha ortaya koyacak.

Ve bizler inanıyoruz Fenerbahçe'ye, hepsinden öte kendisi inanıyor kendisine.

Allah yardımcıları olsun.

Stat: Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu


Hakemler: Milorad Mazic, Milovan Ristic, Igor Radojcic (Sırbistan)

Fenerbahçe: Volkan Demirel, Gökhan Gönül, Yobo, Egemen Korkmaz, Ziegler, Meireles (Dk. 64 Salih Uçan), Mehmet Topal, Kuyt, Cristian (Dk. 86 Selçuk Şahin), Sow (Dk. 87 Krasic), Webo

Benfica: Artur, Maxi Pereira, Jardel, Garay, Melgarejo, Andre Gomes (Dk. 80 Martins), Matic, Salvio, Aimar (Dk. 46 Gaitan), Ola John (Dk. 64 Rodrigo), Cardozo

Gol: Dk. 71 Egemen Korkmaz (Fenerbahçe)

Sarı Kartlar: Dk. 31 Andre Gomes, Dk. 37 Aimar, Dk. 41 Maxi Pereira, Dk. 45 Ola John (Benfica), Dk. 38 Cristian, Dk. 50 Mehmet Topal, Dk. 90 Webo (Fenerbahçe)



Çaykur Rizespor : 0 - Fenerbahçe : 0 (Coca Cola U17 Elit Akademi Ligi 36.hafta maçı)



Fenerbahçe U17 Futbol Takımı, Coca Cola U17 Elit Akademi Ligi 36.hafta maçında, Rize Güneysu Stadı’nda Çaykur Rizespor ile 0-0 berabere kaldı.

Çaykur Rizespor : 1 - Fenerbahçe : 2 (Coca Cola U16 Elit Akademi Ligi 36.hafta maçı)




Fenerbahçe U16 Futbol Takımı, Coca Cola U 16 Elit Akademi Ligi 36.hafta maçında, Rize Güneysu Stadı’nda Çaykur Rizespor’u 2-1 mağlup ederken, gollerini Tugay (Dk.19) ile Cihan (Dk.33) attı.







24 Nisan 2013 Çarşamba

Fenerbahçe : 59 - Galatasaray MP : 64 (Türkiye Kadınlar Basketbol Ligi Play Off Final Serisi 1.maçı)


Fenerbahçe Bayan Basketbol Takımı, Türkiye Kadınlar Basketbol Ligi Play Off Final Serisi 1.maçında, Fenerbahçe Uluslararası Ülker Sports Arena’da Galatasaray MP’a 64-59 mağlup olarak seride 1-0 geriye düştü.












Aliağa Petkim : 71 - Fenerbahçe Ülker : 79 (Beko Basketbol Ligi 28.hafta maçı)


Fenerbahçe Ülker Basketbol Takımı, Beko Basketbol Ligi 28.hafta maçında, deplasmanda Aliağa Petkim’i 79-71 mağlup etti.








Fenerbahçe : 3 - Çaykur Rizespor : 3 (Coca Cola U15 Elit Akademi Ligi 36.hafta maçı)


Fenerbahçe U15 Futbol Takımı, Coca Cola U15 Elit Akademi Ligi 36.hafta maçında, Dereağzı Lefter Küçükandonyadis Tesisleri’nde Çaykur Rizespor ile 3-3 berabere kalırken, gollerini Kerem (Dk.4) Emre (Dk.43) ile Kubilay (Dk.54) attı.

Fenerbahçe : 11 - Çaykur Rizespor : 0 (Coca Cola U14 Elit Akademi Ligi 36.hafta maçı)


Fenerbahçe U14 Futbol Takımı, Coca Cola U14 Elit Akademi Ligi 36.hafta maçında, Dereağzı Lefter Küçükandonyadis Tesisleri’nde Çaykur Rizespor’u 11-0 mağlup ederken, gollerini Oğuz (Dk.8) İsmail (Dk.12 ve 23) Mahsun (Dk.48 ve 67) Alper (Dk.50) Seydi (Dk.52) Abdül (Dk.55) Batuhan (Dk.61-65 ve 69) attı.

23 Nisan 2013 Salı

Fenerbahçe : 3 - Galatasaray : 0 (Yıldız Kızlar Voleybol Ligi Final Grubu 5.hafta maçı)





Fenerbahçe Yıldız Kız Voleybol Takımı, Yıldız Kızlar Voleybol Ligi Final Grubu 5.hafta maçında, Zeynep, Ezgi, Derya, Cansu, Lara, Ezgi Ç. ve libero Melis’ten oluşan kadrosuyla, 50.Yıl Spor Salonu’nda Galatasaray’ı 3-0 mağlup etti.














22 Nisan 2013 Pazartesi

Gençlerbirliği : 2 - Fenerbahçe : 0 (Spor Toto Süper Lig 30.hafta maçı) ŞAMPİYONLUK ARTIK UZAKLARDA !!



Sezonun belki de en kritik maçıydı.

Şampiyonluktaki rakibi haftaya galibiyetle başlarken Fenerbahçe, olmazsa olmaz kıvamında bir maça çıktı.

Öyle bir maçtı ki, beraberlik bile yaramıyordu Fenerbahçe'nin işine.

Mutlaka galibiyet gerektiren bir maçtı ve haftaydı.

Kritik haftalar öncesinde üstüne üstlük bir de hafta içi oynanacak çok çok önemli bir Benfica yarı final maçı vardı.

Bedenler Ankara'da, akıllar Benfica'da, düşünceler ise mutlaka ki 3 kupadaydı.

Sezon içerisinde çokça olduğu gibi yine şok bir golle mağlup başladı Fenerbahçe maça.

Gençlerbirliği'nin kullandığı kornerde topa geriden gelip vuran Aykut'a gol vuruşu  yaptıran defans kadar, kaleci Volkan Demirel'in de topa çıkıp çıkmama konusunda yaşadığı tereddüt etkili oldu.

Ayrıca bu golü incelediğimiz zaman, Fenerbahçeli defans oyuncularının alan savunması yaptığını ve özellikle vuruşu yapan Aykut'un geriden geldiği noktaya baktığımızda, korner atışı yapıldığı sırada Aykut ile "16 numaralı" oyuncunun yan yana olduklarını, Aykut'un topa kafa vurduğu noktaya ise "16 numaralı" oyuncunun kendisinin değil de bakışlarının yetiştiğini görmekteyiz.

İşte bu golle bütün dengeleri bozulan, Fenerbahçe'nin oyun yapısı gereği topla çok oynayıp golü zamana yaydığını gördüğümüzde, bozulan bu dengeyi bir türlü lehine çeviremedi.

Golden sonra rakip kaleyi adeta abluka altına alan, topla oynama yüzdelerinde %70 e %30 luk gibi ezici bir üstünlük kuran Fenerbahçe, orta alanda Salih Uçan'ın önderliğinde de tehlikeli sayılacak ataklar geliştirdi.

Salih Uçan, "Alexvari" hareketlerini sürdürürken, O'nun sahada olmasından dolayı görev bölgesi değişen, daha geride oynayan ama "performansı asla değişmeyen" "16 numaralı oyuncu" yine sahada yoktu.

Her maç öncesi adeta performansı nasıl olacak diye papatya falı açtıran bu oyuncunun geriden ataklara bir türlü destek vermemesinin yanısıra, orta saha mücadelesinde de Raul Meireles'i yanlız bırakması, Fenerbahçe adına belki de en büyük eksiydi.

Geçen hafta Sivas'ta oynanan Sivasspor-Gençlerbirliği maçında sarı kartı olmasına rağmen yaptığı faule "Türk futbolunun gururu hakemlerimizden" Süleyman Abay'ın sarı kartı Zec'e çıkardığı ve oyunda tuttuğu Tomiç'in performansını umarız bu akşam Süleyman Abay da izlemiştir.

İşte futbol böyle bir oyun.

O yüzden klasikleşen ve kötü hakemlerin sığındığı "hakem de hata yapar" söyleminin ne kadar yanlış olduğuna bir kez daha dikkat çekmek istiyoruz.

Süleyman Abay'ın geçen hafta oyundan atmadığı Tomiç, bu akşam belki de Fenerbahçe'yi şampiyonluk yarışının dışına itti.

Gerek maç içerisinde gösterdiği performans, gerekse de ikinci golün asistini yapmasının yanısıra, Fenerbahçe'nin geriden gelen en önemli hücumcularından olan Gökhan Gönül'ün hem hücum gücünü, hem de savunma gücünü zor durumlara bıraktı.

Tomiç'in yanısıra Gençlerbirliği savunmasında oynayan genç Ahmet Çalık'ın performansıyla birlikte kaleci Ramazan da bu akşamın dikkat çeken oyuncularındandı.

Fenerbahçe cephesine baktığımızda ise, "yorgun savaşçı Webo" yanlız, Dirk Kuyt yine hırslı, genç Salih enerjik, Caner ise takımı ileriye taşımak isteyen görüntüler sergilediler ilk yarı boyunca.

Salih Uçan'ın kaleyi bulmayan şutlarıyla birlikte Dirk Kuyt'un kalecinin üzerine giden topları da skoru değiştirmedi.

Gençlerbirliği hücumlarında Gökhan Gönül, önceki haftalardaki performansından çok uzaktı.

İkinci golden önce yapamadığı müdahaleyi, ikinci yarının hemen başında yine Vleminckx'inin vurduğu ve direğin hemen yanından çıkan topunda da yapamadı.

Ayrıca dikkat çeken bir başka nokta da her iki golde de kaleci Volkan Demirel'in, uzak mesafelerden yapılan ve altı pasa düşen toplara çıkmamasıydı. Her iki topa da Volkan Demirel çıksa, alabileceği nitelikteydi.

İkinci yarıda ise görüntü tersine döndü.

İlk yarıda rakip kaleyi ablukaya alan Fenerbahçe, gömülen ve kaptığı toplarla hızlı çıkışlar yapan Gençlerbirliği karşısında ilk yarıdaki kadar etkili pozisyonlar geliştiremedi.

Uzun bir aradan sonra takıma yeniden dönen Moussa Sow'un da çabaları da kaleci Ramazan tarafından engellendi.

Artık sona 4 hafta kala, puan farkı 7.

Gerçekçi olmak gerekirse, ligde bu haftadan sonra puan farkı belki değişmez, belki artar-azalır. Ancak sıralamanın değişmeyeceği düşüncesindeyiz.

Elbette ki futbol oyununda son haftanın son düdüğü çalmadan birşey belli olmaz.

Ancak önünde ciddi hedefleri olan, tarihinde ilk defa UEFA Avrupa Ligi'nde yarı final oynayacak bir takımın, Türkiye Kupası'nda da final hedeflemesi ve bunların yanına bir de ligi sıkıştırmak istemesi, gerçekten de gerçekleşmesi çok zor hedefler.

Umarız ki lig şampiyonluğundan bu akşamki skordan sonra uzaklaşan Fenerbahçe, diğer 2 kupaya daha fazla yaklaşsın.

Stat: Ankara 19 Mayıs


Hakemler: Mustafa Kamil Abitoğlu, Selçuk Kaya, Ali Saygın Ögel

Gençlerbirliği: Ramazan, Cem, Aykut, Ahmet, Tosic, Özgür, Petrovic, Tomic, Azofeifa (Dk. 57 Jimmy)(Dk. 82 Kerim), Zec, Vleminckx

Fenerbahçe: Volkan, Gökhan, Yobo, Egemen, Ziegler (Dk. 57 Sow), Baroni (Dk. 57 Mehmet Topuz), Meireles, Kuyt, Salih, Caner, Webo (Dk. 76 Krasiç)

Goller: Dk. 5 Aykut, Dk. 41 Vleminckx (Gençlerbirliği)

Sarı kartlar: Dk. 6 Aykut, Dk. 50 Tomic, Dk. 80 Vleminckx, Dk. 90 Petrovic Gençlerbirliği), Dk. 90+1 Gökhan (Fenerbahçe)

21 Nisan 2013 Pazar

Fenerbahçe : 3 - İstanbul Büyükşehir Belediyesi : 0 (Küçük Erkekler Voleybol Ligi Final Grubu maçı)




Fenerbahçe Küçük Erkek Voleybol Takımı, Küçük Erkekler Voleybol Ligi Final Grubu maçında,  Edin, Burakhan, Kerem, Berkant, Enes ve Doğukan’dan oluşan kadrosuyla, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ni 3-0 mağlup etti.

Fenerbahçe : 3 - Çaykur Rizespor : 2 (Coca Cola U18 Elit Akademi Ligi maçı)


Fenerbahçe U18 Futbol Takımı, Coca Cola U18 Elit Akademi Ligi maçında, Dereağzı Lefter Küçükandonyadis Tesisleri’nde Çaykur Rizespor’u 3-2 mağlup ederken, gollerini Harun (Dk.32 ve 90+4) ile Cengizhan (Dk.86) attı.




20 Nisan 2013 Cumartesi

Fenerbahçe Ülker : 90 - Antalya Büyükşehir Belediyesi : 78 ( Beko Basketbol Ligi 27.hafta maçı)





Fenerbahçe Ülker Basketbol Takımı, Beko Basketbol Ligi 27.hafta maçında, Fenerbahçe Uluslararası Spor Kompleksi Ülker Sports Arena’da Antalya Büyükşehir Belediyesi’ni 90-78 mağlup etti.  














Fenerbahçe : 5 - Samsun Kadıköyspor : 0 (Nike Premier CUP Türkiye Şampiyonası Süper Final 3.cülük 4.cülük maçı)



Fenerbahçe U15 Futbol Takımı, Kasımpaşa Stadı’nda oynanan Nike Premier CUP Türkiye Şampiyonası Süper Final 3.cülük 4.cülük maçında, Samsun Kadıköyspor’u 5-0 mağlup ederken, gollerini Erdem (Dk.18) Yasin (Dk.53) Görkem (Dk.64) Kerem (Dk.67) ve Yusuf (Dk.70) attı. Fenerbahçe U15 Futbol Takımı, şampiyonayı 3.sırada tamamladı.

Fenerbahçe : 3 - Beşiktaş : 0 (Yıldız Erkekler Voleybol Ligi Final Grubu maçı)



Fenerbahçe Yıldız Erkek Voleybol Takımı, Yıldız Erkekler Voleybol Ligi Final Grubu maçında, Metehan, Buğra, Halil, Mustafa,Batı, Bertuğ ve Libero Fırat’tan oluşan kadrosuyla Tozkoporan Spor Salonu’nda Beşiktaş’ı 3-0 mağlup etti.


19 Nisan 2013 Cuma

Fenerbahçe : 63 - Galatasaray : 61 (Yıldız Bayanlar İstanbul Basketbol Ligi Final Grubu son hafta maçı) FENERBAHÇE YILDIZ BAYAN BASKETBOL TAKIMI, İSTANBUL ŞAMPİYONU OLDU


Fenerbahçe Yıldız Bayan Basketbol Takımı, Yıldız Bayanlar Basketbol Ligi Final Grubu son hafta maçında, Şelale 25, Lara 12, Deniz 8, Ece Deniz 8, Ezgi 5, Melisa 3, Aycan 2’dan oluşan kadrosuyla, Bayrampaşa Spor Salonu’nda Galatasaray’ı 63-61 mağlup ederek, İstanbul Şampiyonu oldu.










Kayseri KASKİ : 61 - Fenerbahçe : 71 (Türkiye Kadınlar Basketbol Ligi Play Off Yarı Final serisi 3.maçı)



Fenerbahçe Bayan Basketbol Takımı, Türkiye Kadınlar Basketbol Ligi Play Off Yarı Final serisi 3.maçında, Kayseri Kadir Has Kongre Spor Salonu’nda Kayseri KASKİ’yi 71-61 mağlup ederek, seride 3-0 öne geçti ve finale yükseldi.









18 Nisan 2013 Perşembe

Eskişehirspor : 1 - Fenerbahçe : 1 (Ziraat Türkiye Kupası Yarı Final ilk maçı) EKSİK TE OLSA, O'NUN ADI FENERBAHÇE !!



Daha 3 gün önce İstanbul'da lig maçına çıkan Fenerbahçe, bu defa kupada final oynamak adına Eskişehir'deydi.

Ancak İstanbul'da ilk 11 de forma giyen 11 futbolcudan hiçbiri de Eskişehir'de başlamadı maça.

Hatta, yoğun maç temposu nedeniyle tam 8 futbolcu Eskişehir'e götürülmezken, kupada forma giyen futbolcuların da Fenerbahçe A takımında nasıl bir performans sergileyeceği, bundan sonraki süreçte ciddi anlamda sorulması gereken bir sorudur.

Kaleci Serkan Kırıntılı, ilk 11 de zaman zaman sahaya çıkan Mehmet Topal ve Selçuk Şahin haricinde, Fenerbahçe takımında "ben de buradayım ve ilk 11 de oynarım" diyebilecek hiçbir futbolcu yoktu.

Hele "dünya yıldızı" olarak lanse edilen ve sezon başında çok yüklü rakamlar ödenerek transfer edilen Milos Krasiç ile, geçen sezon oynadığı futbol ve attığı gollerle büyük ses getiren, ancak bu sezon ise takıma girmeyi bırakın, girdiği zaman  ise "çıkmak için adeta can atan" Miroslav Stoch'un sahadaki halleri tam anlamıyla içler acısı.

Maça, Eskişehirspor tıpkı İstanbul'daki lig maçında olduğu gibi direkleri döverek başladı.

Rakipte, bu sezon tek hedef kupa şampiyonluğu ve buna bağlı olarak ta ligde oynayan futbolcuların tamamı sahadaydı Eskişehir'de.

Kamara ve Necati Ateş'in hücum gücüne, orta alandan Alper Potuk ve Hürriyet, sağ kanattan Veysel Sarı, sol kanattan ise Erkan Zengin ve Dede'nin ofansif oyunları nedeniyle Fenerbahçe'nin üstüne giden Eskişehirspor, kısa süre içerisinde de golü buldu.

Bekir İrtegün ve Serdar Kesimal'dan oluşan Fenerbahçe savunması, rakip atakları karşılamakta güçlük çekerken, özellikle Miroslav Stoch'un hem hücuma çıkarken, hem de hücumda yaptığı top kayıpları nedeniyle, arkasında oynayan Hasan Ali Kaldırım'ın da dengesi bozuldu ve o da hatalar yapmaya başladı.

Aynı durum, sağ kanatta da mevcuttu.

Milos Krasiç'in top tutma ve ileri taşıma yeteneği neredeyse bitmiş durumda.

Elbette ki yedek kalan oyuncunun maç temposu kazanması lazım ve bir anda o oyuncudan maçı kurtarmasını bekleyemezsiniz.

Ancak Milos Krasiç ve Miroslav Stoch'un bu görüntüleriyle takıma girmeleri de zor, o takımda kalıcı olmaları da.

Orta alanda Mehmet Topal ve Selçuk Şahin'in cansiparene mücadeleleri nedeniyle mağlubiyetten kurtulmuştur bu akşam Fenerbahçe.

Bunlara ilave olarak ta, ikinci yarının hemen başında, yine Miroslav Stoch'un ceza alanında kaptırdığı topu, çok yakın mesafeden çıkartan Serkan Kırıntılı sayesinde.

Ama son dakikalarda ise, galibiyeti kaçırmıştır.

Hakem Yunus Yıldırım sayesinde.

Son dakikalarda rakip ceza sahası içerisinde kaleye şutu atan Orhan Şam'ın önüne, "elleri açık bir şekilde yatan Özgür Çek'in pozisyonu" bütün dünya sahaları içerisinde ve hakemleri literatüründe penaltı iken, ne gariptir ki Türkiye'de, özellikle de Fenerbahçe maçlarında devamdır bu hareketin adı.

Yine aynı Yunus Yıldırım, maçın 87.dakikasında Hasan Ali Kaldırım'ın tendonuna, "topun olmadığı alanda" kasti tekme atan Kamara'ya ise, "lütfen sarı kartını" çıkartarak, rakibe iltimas geçmiştir.

Maç sonrası Eskişehir cephesinden yapılan "rakibin golü elle atıldı" serzenişleri ise, futbolun vicdanında mahkumdur.

Zira İstanbul'daki lig maçında Alper Potuk, vücudunu çevirerek kolu vasıtasıyla topu kaleye atarken ve haklı olarak "iptal kararı" verilirken, Fenerbahçe'nin Eskişehir'de attığı golde ise, Mehmet Topal'ın vuruş anında ayağından seken top, vücuduna yapışık olan koluna temas ederek yeniden önüne düşüyor ve gol vuruşu geliyor.

Dolayısıyla, istem dışı bir hareket ve kendisine bir avantaj teşkil etmiyor.

Maçta dikkat çeken bir başka özellik te, her iki takım oyuncularının da çok sık bir şekilde saha zemininde kayarak pozisyonları kaybetmesiydi.

Fenerbahçe'nin ileride Semih Şentürk'ün yanlız kalması ve geriden gelen orta alan oyuncularının desteğini alamaması nedeniyle verimsiz olması belki dikkat çekebilir, ancak bu noktada unutulmaması gereken bir nokta var ki, o da Krasiç ve Stoch'un son derece verimsizlikleridir.

Fenerbahçe, bu sezonki 56.resmi maçından da hedefine uygun bir şekilde ayrıldı ve rövanş için, az da olsa bir avantajla İstanbul'a dönüyor.

Hedeflenen 3 kupadan olan Türkiye Kupası'nda, final için Fenerbahçe elbette ki kalan rakipler içerisinde en şanslı ve favori takımdır.

Yeter ki "futbol şansı" da yanında olsun.

Darısı diğer maçlara.




17 Nisan 2013 Çarşamba

Halkbank : 3 - Fenerbahçe Grundig : 0 (Voleybol Erkekler 1.Ligi Play Off turu yarı final serisi 2.maçı)




Fenerbahçe Grundig Voleybol Takımı, Voleybol Erkekler 1.Ligi Play Off turu yarı final serisi 2.maçında, Turgay, Miljkovic, Depestele, Hakan, Marshall, Kemal, Serkan (Libero), Metin, İbrahim’den oluşan kadrosuyla, Ankara TVF Başkent Spor Salonu’nda Halkbank’a 3-0 mağlup olurken, seride 2-0 geriye düştü ve elendi.

HALKBANK: 3 - FENERBAHÇE GRUNDIG: 0


SALON: TVF Başkent

HAKEMLER: Bayram Dikmentepe, Bülent Bozkurt

HALKBANK: Resul, Hüseyin, Ahmed Salah, Luis Diaz, Emre, Priddy, Nuri (Libero), Can,

FENERBAHÇE GRUNDİG: Turgay, Miljkovic, Depestele, Hakan, Marshall, Kemal, Serkan (Libero), Metin, İbrahim,

SETLER: 25-21, 26-24, 25-13

SÜRE: 73 dakika (25-27-21)











16 Nisan 2013 Salı

Fenerbahçe : 75 - İstanbul Üniversitesi : 54 (Genç Bayanlar Basketbol Ligi Final Grubu son hafta maçı) FENERBAHÇE GENÇ BAYAN BASKETBOL TAKIMI, İSTANBUL ŞAMPİYONU OLDU




Fenerbahçe Genç Bayan Basketbol Takımı, İstanbul Genç Bayanlar Basketbol Ligi Final Grubu son hafta maçında, Melis 14, Cansu 7, Fahriye 6, Hülya 20,    Başak 9, Deniz Karadereler 2, Şelale 6, Melisa 9, Deniz Çatalbaş 2’tan oluşan kadrosuyla Bayrampaşa Spor Salonu’nda İstanbul Üniversitesi’ni 75-54 mağlup ederek, İstanbul Şampiyonu oldu ve Samsun’da düzenlenecek Türkiye Şampiyonası’na katılmaya hak kazandı.


Fenerbahçe : 1 - Galatasaray : 3 (Yıldız Erkekler Voleybol Ligi Final Grubu maçı)


Fenerbahçe Yıldız Erkek Voleybol Takımı, Yıldız Erkekler Voleybol Ligi Final Grubu maçında, Anıl, Enes, Oğulcan, Berkay, Enes, Halil ve Libero Kerem’den oluşan kadrosuyla, Tozkoporan Spor Salonu’nda Galatasaray’a 3-1 mağlup oldu.

15 Nisan 2013 Pazartesi

Fenerbahçe : 77 - Kayseri KASKİ : 75 (Bayanlar Basketbol Ligi Play Off turu yarı final serisi 2.maçı)


Fenerbahçe Bayan Basketbol Takımı, Bayanlar Basketbol Ligi Play Off serisi yarı final 2.maçında, Fenerbahçe Uluslararası Spor Kompleksi Ülker Sports Arena’da Kayseri KASKİ’yi 77-75 mağlup ederek, seride 2-0 öne geçti.







Akhisar Belediyesi Gençlik : 0 - Fenerbahçe : 1 (A2 Ligi Klasman Grubu 14.hafta maçı)





Fenerbahçe A2 Futbol Takımı, A2 Ligi Klasman Grubu 14.hafta maçında, Hasan Hüseyin, Erman, Hüseyin, Hakan, Koray, Oğuz, Emrah (Murat Dk.85), Kerem, Mustafa Eren (Berat Dk.85), Gökhan ve Metincan (Ali Bartu Dk.89)’dan oluşan kadrosuyla, Akhisar Belediye Sahası’nda Akhisar Belediyesi Gençlik’i 1-0 mağlup ederken, golünü Oğuz Mataracı (Dk.70) attı.


Fenerbahçe : 1 - Eskişehirspor : 0 (Spor Toto Süper Lig 29.hafta maçı) HEDEFE ADIM ADIM !!




Hafta içi İtalya'dan yarı final vizesiyle dönen ve 2 gün sonra ise ligdeki hedefine odaklanan Fenerbahçe'de, bu akşam belki de bir yorgunluk vardı.

Emre Belözoğlu ve Moussa Sow gibi takım adına çok ciddi eksikliklerin yanısıra, Eskişehirspor gibi ligin en çok pas yapan takımlarından birisine karşı oynamak elbette ki zordu Fenerbahçe açısından.

Maça da Eskişehirspor bu özelliğini sahaya yansıtarak başladı.

Fenerbahçe orta sahasının durağan oynamasının da getirdiği rahatlıkla bol pasla Fenerbahçe yarı sahasına yerleşen Eskişehirspor, özellikle Erkan Zengin ve Alper Potuk'un sert şutlarıyla gole de yaklaştı.

Daha sonra Kamara'nın karşı karşıya attığı şutu çıkartan Volkan Demirel, belki de Fenerbahçe'yi maça ortak eden isimdi.

Zira yukarıda saydığımız 3 pozisyondan herhangi birisi gol olsa, belki de Fenerbahç'nin maçı çevirmesi çok çok zor olacaktı. Zira Eskişehirspor'un bol pasa dayalı oyun anlayışında, üstelik te forvetteki Moussa Sow'un olmayışı nedeniyle pas bağlantılarının da yeterince yerine getirilmeyişi nedeniyle maç zora girecekti.

Ancak, son haftalarda gözle görülür şekilde performansı artan Volkan Demirel, adeta "gemisini kurtaran kaptandı."

Rakibin bu kadar etkili şut atmasının nedenlerinden birisi de, Fenerbahçe ön liberolarının rakibe refakat ediyor olmasıydı adeta.

Eskişehirspor'un bu şok baskınlarını bertaraf eden Fenerbahçe orta alanı, ilk yarının ortalarından itibaren oyunda dengeyi kurdu ve rakibinin üzerine gitmeye başladı.

Ancak bu bölümlerde de ortaya "Baroni" faktörü çıktı yine son maçlarda olduğu gibi.

İleride Baroni'nin top tutamaması nedeniyle Fenerbahçe bir türlü pozisyon bulamıyor, Hürriyet'in geriden çıkardığı toplar Fenerbahçe yarı sahasına hızla taşınıyordu.

Futbol işte böylesine garip bir oyun olduğu için belki de çok cazip kitleler gözünde.

Maça hızlı başlayan, 2 şutu direkten dönen, 2 defa da kaleci Volkan Demirel'in %100 gol çıkardığı bir 90 dakikada, Fenerbahçe adına maçın en silik adamlarından birisi çıkıp golü atıyor ve galibiyeti takımına kazandırıyor.

Baroni'deki bu form düşüklüğü, sona yaklaşılan sezonda pek te hayra alamet değil.

Bu arada Baroni'nin 3 sarı kartla haftalardır oynadığını ve eskisi gibi ikili mücadelelere girmediğini de belirtelim. Mutlaka bu geri çekilmede, "kart görmeme" içgüdüsü de hakim olabilir. Ancak ne olursa olsun, ortada Pierre Van Hooıjdonk'un tam 17 hafta kart sınırında oynamasına rağmen o sezon takımı neredeyse tek başına şampiyon yaptığını hatırlayalım ve Baroni'ye de bunu hatırlatalım.

Fenerbahçe'nin son maçlardaki bir başka ilginç görüntüsü ise, rakip kaleye çok az şut atıp gol bulması.

Ligin şu anda rakip kaleye en çok şut atan futbolcusu Moussa Sow.

Yanılmıyorsak, rakip kaleye attığı şut (kaleyi bulan) 41 ve bu şutların 15 i golle sonuçlanmış.

Ve o Moussa Sow, 3 haftadır takımdan ayrı.

İşte Moussa Sow'un eksikliği bu noktada daha belirgin bir şekilde hissediliyor.

Şampiyonluk yarışında olası bir darbe almak istemeyen Fenerbahçe, ikinci yarıya daha fazla risk alarak başladı.

Daha fazla önde basmaya, rakip kaleye daha fazla kanatları kullanarak gitmeyi hedefleyen takımda, ilk yarıda rakip orta sahaya basmayan oyuncular da oyunun içerisine katıldı.

Özellikle Mehmet Topal, belki de Fenerbahçe'deki en iyi maçlarından birisini çıkardı.

Sağ kanadı çok iyi kullanan Gökhan Gönül, Mehmet Topuz'un da bir var bir yok olarak oynadığı akşamın öne çıkan oyuncularından bir başkasıydı.

Daha 3 gün önce Roma'da çok zorlu bir 90 dakikadan çıkan Fenerbahçe'nin, elbette ki  ligde kayba tahammülü yok.

Üstelik te yine Eskişehirspor ile, 3 gün sonra bu defa kupa yarı final maçı var.

Buna bağlı olarak, futbolcuların, gücünü daha ekonomik kullanma duygusuna hakim oldukları gerçeğini de gözardı edemeyiz.

Elbette ki, bitmeyen hiçbir maç, kazanılmış sayılmaz.

Yine Roma'da verdiği mücadeleyle alkış alan, Fenerbahçe'ye transfer olduğu günden bu yana rakip defans üzerine kurduğu baskıyla dikkat çeken Pierre Webo'nun, aşırı derecede yorgun olması nedeniyle ileride top tutamaması ve pas bağlantılarını sağlayamaması nedeniyle, maçın son bölümü neredeyse Fenerbahçe yarı sahasında oynandı.

Elbette ki lig yarışında, hele de böylesi bir dönemde kazanmak önemli ve öncelikli.

Fenerbahçe de, az pozisyon bulsa da maçı kazanarak ligdeki takibine devam ederken, şimdi önünde bu defa rakip sahada oynanacak Eskişehirspor kupa yarı final maçı var.

O maçta, Aykut Kocaman'ın bir takım oyuncuları dinlendireceği muhakkak.

Ancak, bu akşam Saraçoğlu'ndaki pas yüzdesini üst seviyede yapan bir Eskişehirspor ile, deplasmanda "yedek ağırlıklı" kadro ile oynamak ta nasıl bir netice getirir, hep birlikte göreceğiz.

Fenerbahçe'nin, bu sezon üst üste 5.defa galip geldiği akşamın devamını haftaya bekliyor ve darısı bir sonraki maça diyoruz.

Stat: Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu


Hakemler: Bülent Yıldırım, Ekrem Kan, Asım Yusuf Öz

Fenerbahçe: Volkan Demirel, Gökhan Gönül, Yobo, Egemen Korkmaz, Ziegler, Mehmet Topal, Meireles, Mehmet Topuz (Dk. 74 Selçuk Şahin), Cristian (Dk. 74 Krasic), Kuyt, Webo (Dk. 86 Semih Şentürk)

Eskişehirspor: Boffin, Veysel Sarı, Akaminko, Diego, Dede, Kamara, Hürriyet Gücer, Alper Potuk, Causic (Dk. 60 Özgür Çek), Erkan Zengin, Necati Ateş (Dk. 67 Nuhiu

Gol: Dk. 52 Cristian (Fenerbahçe)

Sarı Kartlar: Dk. 28 Veysel Sarı, Dk. 51 Alper Potuk, Dk. 77 Kamara, Dk. 90+2 Hürriyet Gücer (Eskişehirspor), Dk. 37 Meireles, Dk. 82 Kuyt (Fenerbahçe)












14 Nisan 2013 Pazar

Galatasaray MP : 66 - Fenerbahçe Ülker : 53 (Beko Basketbol Ligi 26.hafta maçı)



Fenerbahçe Ülker Basketbol Takımı, Beko Basketbol Ligi 26.hafta maçında, Abdi İpekçi Spor Salonu’nda Galatasaray Medical Park’a 66-53 mağlup oldu.

Yeniköy : 0 - Fenerbahçe : 3 (Yıldız Bayanlar Voleybol Ligi Yarı Final Klasman Grubu 6.hafta maçı)




Fenerbahçe Yıldız Bayan Voleybol Takımı, Yıldız Bayanlar Voleybol Ligi Yarı Final Klasman Grubu 6.hafta maçında, Dila, Doğa, Beste, Hatice, Tuana ve Selin’den oluşan kadrosuyla, Osman Solakoğlu Spor Salonu’nda Yeniköy’ü 3-0 mağlup etti.

Fenerbahçe : 4 - Bursaspor : 3 (U17 Uluslararası Kulüpler Futbol Turnuvası 3.-4.cülük maçı)


Fenerbahçe U16 Futbol Takımı, Antalya’da düzenlenen U17 Uluslararası Kulüpler Futbol Turnuvası 3.-4.cülük maçında, Bursaspor’u penaltı atışları sonucu 4-3 mağlup ederek, turnuvayı 3.sırada tamamladı. Maçın normal süresi 2-2 berabere bitti.

Bucaspor : 0 - Fenerbahçe : 1 (Coca Cola U18 Elit Akademi Ligi maçı)



Fenerbahçe U18 Futbol Takımı, Coca Cola U18 Elit Akademi Ligi maçında, deplasmanda Bucaspor’u 1-0 mağlup ederken, golünü Semih (Dk.30) attı.

Vakıfbank : 3 - Fenerbahçe : 0 (Bayanlar Voleybol Ligi Play Off Yarı Final serisi 2.maçı)





Fenerbahçe Bayan Voleybol Takımı, Bayanlar Voleybol 1.Ligi Play Off serisi yarı final 2.maçında, Berg, Elif B, Gökçen, Seda, Kim, İpek, Merve(L), Elif Ö, Nihan, Meryem, Nilay’dan oluşan kadrosuyla, Burhan Felek Spor Salonu’nda Vakıfbank’a 3-0 mağlup olarak, seride 2-0 geriye düştü ve elendi.

VAKIFBANK-FENERBAHÇE: 3-0


Salon: Burhan Felek

Hakemler: Ozan Sarıkaya, Tayfun Şener

Vakıfbank: Gözde, Bahar, Brakocevic, Glinka, Fürst, Naz, Gizem(L), Güldeniz, Tuğçe, Ergül, Polen

Fenerbahçe: Berg, Elif B, Gökçen, Seda, Kim, İpek, Merve(L), Elif Ö, Nihan, Meryem, Nilay

Setler: 25-21, 25-20, 25-12

Süre: 69 dakika (24-23-22)

13 Nisan 2013 Cumartesi

Fenerbahçe : 67 - Kayseri KASKİ : 57 (Bayanlar Basketbol Ligi Play Off turu yarı final serisi 1.maçı)


Fenerbahçe Bayan Basketbol Takımı, Basketbol Bayanlar Ligi Play Off turu yarı final ilk maçında, Fenerbahçe Uluslararası Spor Kompleksi Ülker Sports Arena’da, Kayseri Kaski’yi 67-57 mağlup ederek, seride 1-0 öne geçti.

Fenerbahçe Grundig : 2 - Halkbank : 3 (Voleybol Erkekler 1.Ligi Play Off Turu Yarı Final 1.maçı)





Fenerbahçe Grundig Voleybol Takımı, Voleybol Erkekler Ligi Play Off Yarı Final serisi ilk maçında, Cernic, Hakan, Depestele, Turgay, Kemal, Miljkovic, Serkan(L), Ahmet, Metin, İbrahim, Sercan, Burak’tan oluşan kadrosuyla, Burhan Felek Spor Salonu’nda Halkbank’a 3-2 mağlup olurken, seride 1-0 geriye düştü.

Fenerbahçe Grundig-Halkbank:. 2-3

Salon: Burhan Felek

Hakemler: Sedar Nişancıoğlu, Ebru Kaya

Fenerbahçe Grundig: Cernic, Hakan, Depestele, Turgay, Kemal, Miljkovic, Serkan(L), Ahmet, Metin, İbrahim, Sercan, Burak

Halkbank: Resul, Hüseyin, Diaz, Emre, Abdelhay, Priddy, Nuri(L), Can, Arslan

Setler: 18-25, 25-22, 32-30, 15-25, 12-15

Süre: 126 dakika (25-27-35-23-16)

Bucaspor : 1 - Fenerbahçe : 1 (Coca Cola U15 Elit Akademi Ligi 35.hafta maçı)


Fenerbahçe U15 Futbol Takımı, Coca Cola U15 Elit Akademi Ligi 35.hafta maçında, Bucaspor Tesisleri’nde Bucaspor ile 1-1 berabere kalırken, golünü Yasin (Dk.40) attı. Fenerbahçe U15 Futbol Takımı, ligin bitimine 3 hafta kala liderliği garantiledi.

Bucaspor : 1 - Fenerbahçe : 2 (Coca Cola U14 Elit Akademi Ligi 35.hafta maçı)



Fenerbahçe U14 Futbol Takımı, Coca Cola U14 Elit Akademi Ligi 35.hafta maçında, Bucaspor Tesisleri’nde Bucaspor’u 2-1 mağlup ederken, gollerini Seydi Akca (Dk.6 ve 11) attı.





12 Nisan 2013 Cuma

Fenerbahçe : 2 - Club Brugge : 2 (U17 Uluslararası Kulüpler Futbol Turnuvası B Grubu 3.maçı)






Fenerbahçe U16 Futbol Takımı, Antalya’da düzenlenen U17 Uluslararası Kulüpler Futbol Turnuvası B Grubu 3.maçında, Belçika’nın Club Brugge takımı ile 2-2 berabere kalırken, gollerini Yiğithan ve Ahmethan attı.


Lazio : 1 - Fenerbahçe : 1 (UEFA Avrupa Ligi Çeyrek Final rövanş maçı) GÖMELİM GEL SENİ TARİHE DESEM, SIĞMAZSIN !!



Tarih budur..Başarı budur, efsane budur. Dahası gurur budur.

2 sezon önce türlü entrikalarla sarsılan ama yıkılmayan, tarihinin en büyük kaosundan birlik ve beraberlik içerisinde çıkan, ancak bu sarsıntı sonrasında ise Diego Lugano, Mamadou Niang, Andre Santos, Emannuel Emenike, gibi takımın en temel oyuncularını kaybeden, kaybetmek zorunda bırakılan, "Başkanı içeri atılan, hocası dışarı atılan" sahası kapatılan, taraftarından yoksun, maddi güçten mahrum, Şampiyonlar Ligi'nden de yine türlü ayak oyunları ve "içten pazarlıklı yöneticilerin yaptığı lobi" faaliyetleri nedeniyle men edilerek gelirleri gaspedilen Fenerbahçe, 2. sezonunda UEFA Avrupa Ligi'nde yarı finalde ve artık kupaya sadece 3 maç var.

Matematiksel olarak %25 favori kupa için.

Üstelik bu geçen 2 sezon içerisinde kupa şampiyonu olan, lig kupasını ise sadece 1 gol averajıyla kaybeden Fenerbahçe'nin bu durumda olması, tamamen bir tez konusudur, araştırma konusudur, dahası bir tarihsel evredir.

Bir önceki sezonun travmalarını bu sezon başında da yaşayan, tam 5 maç seyircisinden mahrum lig maçına çıkan, sezonun başında, kulüp tarihine geçen ve son 8 yılına damgasını vuran kaptanı Alex De Souza ile yollarını ayıran, ilerleyen haftalarda Teknik Direktörü Aykut Kocaman'ın istifasına kadar gidecek bir buhran ortamına giren ancak yılmayan, birlik mesajları içerisinde hocasını tekrar görevine geri döndüren Fenerbahçe, artık yarı finalde.

Üstelik te böylesi bir sezonda.

Bir önceki turda, sahasında 7 maçtır mağlubiyeti olmayan Plzen'i deplasmanda mağlup eden, Çeyrek Finalde ise Avrupa kupalarında daha önce mağlubiyeti olmayan İtalyan Lazio takımını mağlup ederek İtalya'ya avantajlı skorla giden Fenerbahçe, maça da bu avantajın getirdiği rahatlıkla başladı.

İlk 15 dakika rakibin baskı kuracağı beklenirken Fenerbahçe rakip sahada daha fazla göründü.

Kanatlardan getirdiği topları tehlikeli bölgeye sokma uğraşı içerisindeyken, ön bölgede takımın belki de en büyük güçlerinden olan Moussa Sow'un eksikliğini fazlasıyla hissetti.

O, olmayınca Webo da bir başka yanlız kalıyor rakip defans içerisinde.

Ancak yine de Webo, cansiparene bir şekilde rakip savunma üzerinde baskı kuruyordu.

Sağ kanattan Gökhan Gönül ve Dirk Kuyt, Fenerbahçe'yi rakip sahada tutmak adına bütün toplara önde basıyor, orta alanda Selçuk Şahin'in yine bildik şekilde görevini en iyi şekilde yerine getiriyor, partneri Raul Meireles ise seken toplarda süpürücü olarak görev yapıyordu. Bu görevlerinden birisi de rakibin en etkili oyuncusu konumundaki Hernanes'e rahat oyun kurma ve şut atma şansı vermemekti, bunu da büyük ölçüde başardı.

Webo'nun arkasında oynayan (!) Cristian Baroni ise, belki de Fenerbahçe'nin en vasat futbolcusuydu.

Ne mücadelede vardı, ne top kapmada, ne top taşımada vardı, ne şutta.

Üstelik te çok erken bir vakitte aldığı sarı kartın da etkisiyle oyundan iyice düştü ve Fenerbahçe'nin belki de bu kadar fazla geriye yaslanmasına neden olan futbolcuydu.

Fenerbahçe takımına bu yarı finali getiren oyuncu, hiç kuşkusuz ki Caner Erkin'dir.

Elbette ki futbol, bir takım oyunudur ancak Caner Erkin, hem ilk maçta oyuna girdikten kısa süre içerisinde yaptırdığı penaltı ve 2.gol öncesi çektiği şutun yanısıra, bu akşam da hem mücadelesi, hem ileriye top taşıması, hem de çok kritik bir zamanda attığı gol ile Fenerbahçe'yi yeniden canlandırırken, Lazio'nun bütün umutlarını da bitiren oyuncuydu.

Silik Baroni'nin yerine, son Orduspor maçı kahramanı genç Salih Uçan'a gelecek olursak;

Bu çocuk, kesinlikle ve kesinlikle ilk 11'i hakediyor.

Baroni'nin aksine oyuna girer girmez Fenerbahçe'yi öne doğru taşıyan oyuncuydu.

Caner Erkin'in attığı golden önce tam da olması gereken yerdeydi Salih Uçan.

Tıpkı Plzen rövanş maçında olduğu gibi, tıpkı Antalyaspor maçında olduğu gibi, tıpkı Orduspor maçında olduğu gibi yine Salih, girer girmez rakip ceza sahasına giderek Fenerbahçe'nin bulduğu gol öncesi pozisyonu hazırlayan isimdi.

Allah nazarlardan saklasın, bu sezon Fenerbahçe'nin "bonusudur" kesinlikle Salih Uçan.

Defansında Yobo ve Egemen Korkmaz, UEFA Avrupa Ligi'nin gol kralı Kozak ve ikinci yarı oyuna giren Klose'ye gol şansı tanımazken, yine Reto Ziegler, rakibin en etkili bir başka oyuncusu olan Candreva ile maç boyunca büyük mücadele verdi.

Kısacası Fenerbahçe, tarihinin en kaotik dönemlerinden birisini yaşadığı bir sezonda, oynadığı 53.resmi maçından da zaferle ve büyük bir gururla ayrıldı.

Bu sezon Avrupa Ligi'nde deplasmanda maç kaybetmeyen Fenerbahçe'nin, artık önünde kupaya ulaşması için sadece 270 dakika var.

Ve de büyük bir inancı.

Buraya kadar yıkılmadan ve amacından zerre şaşmadan gelen Fenerbahçe, bu birlik ve inanç duygusu hakim olduğu sürece, bundan sonra da yoluna devam edecek güçtedir.

Ve de Türkiye'nin haklı gururu olmaya devam edecektir.

Bütün takımı, teknik ekibinden malzemecisine kadar bu başarıda emeği geçen her birim ve bireyi sonsuz tebrik ediyor, yarı finaldeki rakibe de ( Basel ) "hoşgeldiniz ve güle güle" demek istiyoruz.

Darısı, sonraki turlara ve maçlara.


Stat: Roma Olimpiyat


Hakemler: Pavel Kralovec (Çek Cumhuriyeti), Roman Slysko (Slovakya), Martin Wilczek (Çek Cumhuriyeti)

Lazio: Marchetti, Biava (Dk. 56 Klose), Ciani, Cana, Radu, Hernanes, Ledesma, Lulic, Candreva, Ederson (Dk. 73 Floccari), Kozak (Dk. 77 Rozzi)

Fenerbahçe: Volkan Demirel, Gökhan Gönül, Yobo, Egemen Korkmaz, Ziegler, Selçuk Şahin, Meireles, Kuyt, Cristian (Dk. 73 Salih Uçan), Caner Erkin (Dk. 87 Krasic), Webo (Dk. 80 Mehmet Topuz)

Goller: Dk. 60 Lulic (Lazio), Dk. 73 Caner Erkin (Fenerbahçe)

Sarı kartlar: Dk. 31 Ziegler, Dk. 32 Cristian, Dk. 62 Caner Erkin (Fenerbahçe), Dk. 45 Kozak, Dk. 63 Lulic, Dk. 72 Klose (Lazio)