Fenerbahçe : 1
Beşiktaş : 0
Fenerbahçe Futbol Takımı, İstanbul Kupası maçında Şeref Stadı’nda Beşiktaş’ı 1-0 mağlup ederken golünü Naci Bastoncu attı.
***
16 Kasım 1971
Boluspor : 1
Fenerbahçe : 2

Fenerbahçe Profesyonel Futbol Takımı, Türkiye Kupası maçında, Datcu, Şükrü, Yılmaz, Levent, Serkan, Ziya, Ostojiç, Nedim (Cevher) Fuat, Osman ve Muharrem’den oluşan kadrosuyla deplasmanda Boluspor’u 2-1 mağlup ederken gollerini Ostojiç (Dk.4) ve Osman Arpacıoğlu (Dk.84 pen.) attı. İlk maçta da İstanbul’da rakibini 3-0 mağlup eden Fenerbahçe, Türkiye Kupası’nda bir üst tura yükseldi.
***
16 Kasım 1986
Zonguldakspor : 0
Fenerbahçe : 0

Fenerbahçe Profesyonel Futbol Takımı, Türkiye 1.Futbol Ligi 13.hafta maçında Lukovcan, İsmail, Hasan, Abdülkerim, Sedat, Pesiç (Kayhan) Müjdat, Önder, Şenol, Erdoğan ve Zafer’den oluşan kadrosuyla deplasmanda Zonguldakspor ile 0-0 berabere kalırken haftayı 14 puan ve 1 maç eksiği ile liderin 4 puan gerisinde 6.sırada tamamladı.
***
16 Kasım 1991
Fenerbahçe : 2
Beşiktaş : 2

Fenerbahçe Profesyonel , Türkiye 1.Ligi maçında Engin, Nuri (İsmail Dk.74) Müjdat, Soczynski, Ümit, Gerson, Oğuz, Turhan (Rıdvan Dk.24) Semih, Tanju ve Aykut’tan oluşan kadrosuyla Fenerbahçe Stadı’nda Beşiktaş ile 2-2 berabere kalırken gollerini Aykut Kocaman (Dk.32 ve 49) attı. Son dakikada Fenerbahçe 2-1 galipken meydana gelen ve hakemlerin “gol” kararı verdikleri, Türk futbolunun yakın geçmişinde meşhur olan “çizgiyi geçip geçmediği netlik kazanmayan” maç, işte bu maçtır. Ahmet Çakar ve yardımcı hakem Çetin Oytuner'in kararları halen konuşulmaktadır.
***
16 Kasım 2006
Fenerbahçe Spor Kulübü'nden Kulüpler Birliği'ne cevap
Fenerbahçe Spor Kulübü bir açıklama yaparak Kulüpler Birliği Vakfı hakkındaki düşüncelerini kamuoyuyla paylaştı. Kulübün resmi internet sitesinden yapılan açıklamada şöyle denildi: “Fenerbahçe Kulübü, Kulüpler Birliği Vakfı'nın kendisinden beklenilen misyon ve fonksiyonlardan uzaklaşmış bir yönetim eliyle yönetildiğini savunarak, "Vakıf, kendi iç hesabı ile hareket eden az sayıda kulübün, içinde bulunduğu büyük topluluğu oluşturan kulüplerin çoğunluğunu istismar ettiği, aldığı kararların kendi içinde 180 derecelik dönüşleri sıkça gösterdiği, etkisi ve gücü olmayan bir platforma dönüşmüştür" görüşünü bildirdi.
Sarı-lacivertli kulüpten yapılan yazılı açıklamada şu görüşlere yer verildi:
"Kulüpler Birliği, sadece üyelerinin bir kısmının çıkarlarının peşinde koştuğu, federasyonu denetleme ve onun üzerinde bir baskı grubu olarak pozisyon almak yerine, her ne olursa olsun federasyona destek payandası olan bir kısım kulüplerin aralarında yarıştığı bir platform haline dönüşmüştür. Bugüne kadar kulübümüz, Kulüpler Birliği Vakfı kararlarından sadece naklen yayın gelirlerinin paylaşımı ile ilgili almış olduğu kararı kabul etmemiş ve vakfın son dönem federasyon seçimleri sürecinde başkan adayı belirleme konusunda ağır bir biçimde eleştirilen karar alma süreçlerinde yer almamıştır. Kulübümüzün naklen yayın gelirlerinin paylaşımı konusundaki tavrı bellidir. Bu tavır, bugünkü dağıtım sisteminden daha az pay alan kulüplerin lehine olacak yeni bir dağıtım modelinin uygulanması yönündedir. Ancak vakıf üyesi kulüplerin 2005 yılı TFF Genel Kurulu'nda konuyu oldu bittiye getiren tavrı kulübümüzün söz konusu dönemde bu karara karşı hukuki aksiyon almasını gerektirmiştir. Kulübümüzün ısrarla direndiği vakıf kararı işte bu karardır, ancak ne ilginçtir ki vakıf üyesi kulüpler aynı karara karşı hukuki aksiyon alan diğer kulüpleri, yani Galatasaray, Beşiktaş ve Trabzonspor'u göz ardı etmektedirler. Bu karara karşı açılan davanın davacısı olan Sayın Özhan Canaydın, Kulüpler Birliği Vakfı'nın başkanıdır."
Bu yıl içinde yapılan Kulüpler Birliği toplantılarının tamamına davet edilen kulübümüzün, federasyon hakkında Başbakanlık Teftiş Kurulu tarafından yürütülen soruşturmanın sonuçlarının tartışılacağı, futbolun geleceği açısından son derece önemli toplantıya 'sehven' davet edildiği aslında üyeliğinin dondurulmuş olduğu gerekçesi ile toplantı davetinin iptalinin kime ya da kimlere hizmet ettiğinin değerlendirilmesini kamuoyunun takdirine sunuyoruz.
Bugün Kulüpler Birliği Vakfı, maalesef kendisinden beklediğimiz misyon ve fonksiyondan uzaklaşmış bir yönetim eliyle yönetilmektedir. Arzumuz ve düşüncemiz futbolun ekonomisini yöneten, büyüten ve bu ekonomi içinde oluşan gelirlerinin adaletli paylaşımını sağlayan, futbolu bizler adına yönetenleri denetleyen ve hesap sorabilen güçlü bir Kulüpler Birliği oluşumudur.
Kulüpler Birliği Vakfı'nı oluşturan kulüplerimizin çoğunluğunun kulübümüze karşı önyargısız olduğunu biliyor, kurucu mütevellisi olduğumuz vakıftan ortaya atılan mesnetsiz gerekçeler ile ihracımızın söz konusu olamayacağını ve açıklanan bu suni gerekçeler üzerine herhangi bir savunma yapmayacağımızı kamuoyuna saygı ile sunuyoruz."
Kaynak : Milliyet arşivleri
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder